Türkiye’de provakatörlüğü ile öne çıkan bir yayın organı olan ANADOLU’DA VAKİT adlı gazetenin İzzettin DoÄŸan’ı hedef gösteren haberi insaf ve izan sahibi herkesi derin bir ÅŸaÅŸkınlık ve üzüntüye boÄŸdu.

Sayın DoÄŸan’ı yaptığı açıklamalar nedeniyle “tahrik peÅŸinde “ olmakla itham eden gazete aslında daha evvel pek çok olayda tahrikçiliÄŸi tesçillenmiÅŸ bir yayın organıdır.
Gazeteye göre cem evlerinin ibadethane olarak kabulünü talep etmek, namazı Sünni uygulamadan farklı olarak anlamak ve algılamak tahrik sebebi oluşturuyor.
Oysa asıl tahrik, insanların en doğal inanç hakları olan cem evi talebini reddetmek değil midir?
Asıl tahrik, dini alanda farklı yorumlara tahammül gösterememek değil midir ?
Asıl tahrik, yüzyıllardır ibadethane olarak kullanılan cem evlerini bir kültür merkezi ve folklorik mekan olarak nitelemek değil midir ?
Asıl tahrik, Alevi İslam inancının temel ibadet biçimi olan cem ibadetini hakiki anlamda bir namaz olarak gören Alevileri cem yürüttükleri, cem evine gittikleri ve camiye gelmedikleri için İslam’dan kopmakla itham etmek deÄŸil midir ?
Asıl tahrik, Alevi ve Sünni halktan alınan vergilerle sadece Sünni inanç için hizmet gören Diyanet iÅŸleri BaÅŸkanlığı’na destek olmak deÄŸil midir ?
Kur’an’da cem evi ifadesinin bulunmuyor oluÅŸu cem evlerinin ibadethane kimliÄŸini reddetmenin gerekçesi olarak sunulurken; “Kur’an’da cami sözcüğü de yok, o halde camiler de mi ibadethane sayılmayacak, ÅŸeklindeki bir açıklamayı çarpıtarak
“ camiler de ibadethane sayılmasın “ dedi diye yazmak dürüstlük ve doÄŸrulukla izahı mümkün olmayan bir eylem ve düşünce bozukluÄŸu deÄŸil midir ?
ANADOLU’ DA VAKİT ‘in yaptığı, gerçekleri çarpıtmak deÄŸil midir?
Yıllarca Alevi – Sünni kardeÅŸliÄŸi temelinde Türkiye’nin birliÄŸi ve bütünlüğü için çaba harcamış, bu yolda emek saffetmiÅŸ bir kanaat önderine yapılan bu haksızlığın, halkımızın barış ve kardeÅŸliÄŸine hizmet ettiÄŸini söyleyebilmek mümkün müdür ?
Sayın DoÄŸan’ın açıklamaları ile bölücü örgüt liderinin kimi açıklamaları arasında zorlama bir yolla paralellik kurmaya çalışmak ve böylece Alevi kanaat önderinin üzerinden Alevileri bölücü örgüt yandaşı imiÅŸ gibi göstermeye çalışmak yahut bu yönde bir kanı oluÅŸturmaya çaba harcamak erdem, ahlak ve haysiyet denilen deÄŸerlerden nasip almamış olmanın yalın bir göstergesi deÄŸil midir ?
Gazetenin rahatsızlığının gerçek nedenini teşhis için eldeki verileri değerlendirdiğimizde zihnimize düşenler ziyadesiyle üzüntü kaynağıdır.
Yoksa söz konusu gazete Türkiye’de cem evlerinin sayılarının hızla artmasından mı rahatsızdır ?
Yoksa Alevi inanç ve kültürünün yaşamakta olduğu rönesans mı rahatsızlık vermektedir ?
Yoksa Türkiye’nin en büyük cem evinin Türkiye’yi kuran partiye mensup bir belediye tarafından destekleniyor olması mı mesele teÅŸkil etmektedir ?
Oysa biliniyor ki pek çok AKP’li yerel yönetici cem evlerine çeÅŸitli yardımlar yapmışlardır. Hatta geçmiÅŸte RP ‘li belediyeler de zaman zaman cem evleri için yardımda bulunmuÅŸlardır. Nitekim Kağıthane cem evinin inÅŸasında Sayın Necmettin Erbakan’ın aracılığıyla RP ‘li belediye baÅŸkanının da desteÄŸi olmuÅŸtur.
Aleviler kendilerine uzanan dost elini hiçbir zaman geri çevirmemişlerdir. Hiçbir zaman kadirbilmezlik etmemişlerdir.
O halde nedir VAKİT’in rahatsız olma sebebi ?
Sayın DoÄŸan’ın laik ve ulusalcı duruÅŸu mu ?
Yüce Atatürk’ün kutsal emaneti olan aziz cumhuriyetimize sahip çıkması mı ?
Alevi – Sünni kardeÅŸliÄŸi için yaptığı çalışmalar mı ?
Hüseyni İslam’ı savunuyor oluÅŸu mu ?
Kerbela mazlumlarının yolunu sürdürüyor oluşu mu ?
İki cihan güneÅŸi Hazreti Muhammed’in soyundan geliyor oluÅŸu mu?
Sünnilik perdesinin gerisinde Türkiye’nin VahhabileÅŸtirilerek AraplaÅŸtırılmaya çalışmasına karşı “Türk kavimlerinin İslam anlayışı “ olan Alevi İslam inancına hizmet etmesi mi ?
Türkiye’nin ve Türk ulusunun bölünmez bütünlüğünü kararlılıkla savunması mı ?
Evet, nedir rahatsızlığın sebebi ?
Yanıtını içinde barındıran sorularımızı idrak sahiplerine yönelterek söz konusu gazetenin provakatif haberini yüce ulusumuzun vicdanına havale ediyorum.
Haber: Habercem