Murtaza Demir’in PSAKD Genel Başkan Adaylığı Konusundaki Açıklaması O halde, emperyalist niyetlerin güdümündeki dinci dalganın ülkemizi sürüklediği bu noktada Aleviler bakımından temel ayırım ve siyasal tercih noktası, Alevi-Sünni, Kürt-Türk ya da sağcı-solcu değil; demokrasi, laiklik ve evrensel insan haklarını herkes için isteyenlerle, ona karşı olanlar arasında olmalıdır. Ve de bu anlamda ayrışmak değil, birlik zamanıdır. Bu anlamda Yargıtay Başsavcılığının açtığı davayı doğru buluyor, alkışlıyor, bir umut ışığı olarak görüyor ve yürekten destekliyorum. Yönetim erki, din ve devletin alanlarını ayırmakta zafiyet gösterir, kurallarına ve kurumsallığına uygun davranmazsa, gereğini yapmak yargının görevidir. Aksi halde Yargıtay Başsavcılığı görevini yapmadığı gibi temel yasaları da korumamış olur ve suç işler. Değerli arkadaşlar, Hz. Pir Hacim Bektaşi Veli; Neden adayım: Hemen ifade etmeliyim ki, örgütümüz içinde adaylığımı sürdürmemi özendiren, anlamlı kılan ve mutluluğuma neden olan güçlü bir desteğin olduğunu gördüm ve bu bundan da fazlasıyla sevinç duydum. Bu desteğin daha da büyüyeceğini biliyor ve inanıyorum. Adaylığım, kişisel bir arzudan öte, Derneğimizin yaşayan tüm kurucuları, Türkiye Alevi-Bektaşi kurumsalına en üst düzeyde emek vermiş ve bu emeklerini halen sürdüren dostlarım ile kurumumuz içinde halen görev yapıyor olmalarına karşın, kurumumuzun kamuoyu üzerindeki saygınlığını kaybetmesinden rahatsız olan arkadaşlarımın “göreve davet” çağrılarıyla gerçekleşmiştir. Keza ülkemizin dört bir yanında yaşayan, derneğimizin getirildiği yerden, “başkalaştırılmasından,” doğrultusundan saptırılmasından rahatsız olan ve “PSAKD’nin eski öncülüğünü arıyoruz” diyerek bizleri özendiren çok sayıda yurttaşın teşvikleri de bize cesaret vermiştir. Anadolu Alevi-Kızılbaşlığının özü, bayrağı ve en geniş damarı durumunda olan ve günümüzde o değerleri temsil eden Pir Sultan Abdal çizgisi, makul, kucaklayıcı, dingin felsefi ama kararlı bir tarz ve yaklaşımla ifade edilememiş, nitel büyümesine engel olunmuştur. Genel merkez yönetimimiz tarafsızlığı da başaramamıştır. Şimdi, bu olumsuz ve başarısız çizginin derneğimiz üzerindeki egemen yapısını korumak, böylece de geleceği manipüle ederek, egemenlik düşünü sürdürmek istemektedir. Buna izin vermemeliyiz… Bizler Türk’üz ve Kürt’üz ama asla “öteki” değiliz: farlıyız ama kardeşiz! Batıni’yiz, Aleviyiz, Kızılbaş’ız ve insanız. 72 millete aynı nazarla bakarız. Irk, din, dil farkı gözetmeyiz. Bu toprakların ve ülkenin, gerçek sahipleriyiz. Bu yüzden derneğimizi yöneten ve yönetecek arkadaşlarımız Türkiye’yi bu gerçeklerin ışığında analiz etmeli, duruşunu, sorumluluklarını ve yerini buna göre tayin etmelidir. Derneğimiz, bir gericilik simgesi olan ve en temel hedefi Alevi-Bektaşiliği yok etmek olan türbana TBMM’de destek veren siyasal yapılardan hiç ama hiçbiriyle yakınlık kuramaz, aynı fotoğraf karesinde dahi yer alamaz, Alevileri buraya yamamak gayreti güdemez, bunlarla musahip ve yoldaş olamaz. Değerli arkadaşlarım, Eğer sizler de uygun görür destek olursanız, bütün bu birikimimizle, iki yıl daha tekrar ulu pirimiz Pir Sultan’ın ışıklı yolunda hizmet etmek isteriz. Bu duygu ve düşüncelerimizle önümüzdeki 12-13 Nisan günlerinde yapılacak PSAKD Büyük Genel Kurulunda arkadaşlarımla birlikte Derneğimizi yönetmeye aday olduğumuzu yineliyor, desteklerinizi, sempatinizi ve iyi dileklerinizi bekliyoruz. Derneğimizi bugüne taşıyan yönetici arkadaşlarımıza şükranlarımı gönderiyor, diğer aday arkadaşım Sn. Av. Fevzi Gümüş’e ve diğer adaylara da başarılar diliyorum. Bütün çabamızın, insanlıkla birlikte Alevilerin de özgürleşmeleri; inançlarını baskı görmeden; horlanmadan, aşağılanmadan yaşamalarının mücadelesi olduğunun; bunun da ancak ve ancak demokratik, laik ve insan haklarına dayalı hukuk devletiyle mümkün olacağının unutulmaması dileğiyle, tüm canlara saygı ve sevgilerimi gönderiyorum. Murtaza DEMİR Aleviyol
Değerli mücadele arkadaşlarım: derneğimizin değerli yöneticileri, delegeleri, üyeleri ve Pir Sultan dostları…Hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Görüşlerimi ve aday olma nedenlerimi anlatmaya, öncelikle Alevi-Bektaşiler ve tüm demokrat yurttaşlar bakımından önemli olan laiklik konusuna dikkat çekerek başlamak istiyorum. Laiklik; birey olmanın, anayasal yurttaşlığın, çağdaş yaşamın, erdemli insan olmanın kaçınılmaz bir gereksinimiyse ki, elbette öyledir: o halde laikliğin “Aleviler, Sünniler, inançsızlar vb. için” kategorize edilmesinin, siyaseten ve ilke olarak doğru olmayacağını da ilave etmek isterim. Zira laiklik, bu kavramı kararlılıkla savunan ve yaşayan bir Sünni aydın bakımından da en az Aleviler kadar değerli ve yaşamsaldır. Bu durumda laikliğin farkına varmak ve değerini bilmek için birinci koşul “Alevi olmak değil, aydın olmaktır” diyebiliriz.
Bildiğimiz üzere sorunumuz, özünde din, iman, inanç, mezhep değil, cehalettir. Ve topluma farklı sorunlarmış gibi sunulan, anlatılan bu sorunun temel nedeni ırk, din, mezhep ve feodalizmle uyuşturulan bölge insanının ilim ve bilimden uzak tutulması, eğitimsiz bırakılmasıdır.
“Her ne arar isen kendinde ara
Kudüs de, Mekke de hac’da değildir” diyerek, nafile ibadete dikkat çekse de, “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” diyerek tüm insanlık âlemine yol gösterse de, Muaviye’yi kılavuz yapanlar, Mervan’la dayanışma içinde olanlar bu gerçeği görememiş ve ezberledikleri yolu takip etmekte ısrar etmişlerdir. “Bu yol yanlış” diyenleri de asıp, kesmiş; yakmışlardır.
İşte pirimiz de ipe giden, bu yolda tatlı canını esirgemeyen ulularımızdan biridir:
Alınmış abdestim aldırırlarsa/Kılınmış namazım kıldırırlarsa/ Siz de Şah diyeni öldürürlerse/Ben de bu yayladan Şah’a giderim
Arkadaşlar,
Bir ülke ya laiktir, ki, bu durumda çağdaş yasalarla yönetilir; ya da şeriatçıdır, bu durumda da din yasalarıyla yönetilir. İkisinin arası olmaz: biraz laiklik, biraz dincilik de olmaz. Laikliği kemirmeye bir yerinden başlarsanız, geleceğiniz yer, şimdi Türkiye’nin olduğu yerdir.
Bu bakımdan arkadaşlar,
Derneğimizin durduğu yer, tespit ettiği ilkeler, “demokratik Alevi örgütlenmesi” kavramı son derece değerli ve vazgeçilmezdir. Ancak bu kavram, özellikle son yıllardaki yöneticiler tarafından yeterince anlaşılamamış, içi boşaltılmış ve sloganlaştırılmıştır.
Bütün bu çarpıklıklar düzeltilmeli, Pir Sultan’a inanan, onun yolundan giden ve onun türkülerini, sloganlarını söyleyenler tekrar, Pir Sultan tabelasının altına davet edilmelidir.
Bildiğiniz üzere, derneğimizin 1-2 Mart tarihinde Ankara’da düzenlediği Danışma Kurulunda, genel başkanlığa aday olduğumu açıklamış ve “örgütümüz içinde olumlu-yeterli karşılık bulması halinde de adaylığımı devam ettireceğimi” ilave etmiştim.
Halen aynı kararlılıkta olduğumu ve adaylığımı sürdürdüğümü söylemek isterim.
Bu vesile ile şu ana değin desteğini ifade eden-etmeyen herkese ve güzide örgütümüzün bütün mensuplarına sevgi ve saygılarımı sunarım.
Değerli arkadaşlar;
Derneğimiz, uzun bir süreden buyana varlık nedeninden ve kuruluş ilkelerinden savrulmuştur. Yönetici arkadaşlarımız bu ilke ve önceliklere yeterli özeni göstermemiştir. Hatalı yönetim anlayışı ve zafiyet, derneğimizle buluşan büyük Alevi-Bektaşi tabanının buradan kopmasını beraberinde getirmiştir. Derneğimizin üye sayısı, 2000 yılı üye sayısının da gerisindedir.
Değerli arkadaşlarım,
Biz, bu ülkenin asli sahipleriyiz: hiç kimsenin, bizi bu ülkenin geçici yurttaşı, kiracısı, azınlığı ya da ötekileştirip, marjinallestirip yok edeceği bir yapı, inanç, köken veya mensubiyet olarak göstermesine izin veremeyiz; vermemeliyiz.
Şüphe yok ki, biz Aleviler laik ve demokrat bireyleriz.
Değerleri durağanlaştıran ve tabu haline getirenler değil, muasır medeniyeti, değişimi, gelişimi, insan haklarını içselleştiren Atatürkçü yurttaşlarız.
Değerli arkadaşlar,
Aleviler ve Pir Sultan dostları türbanı destekleyemez, ona destek verenlerle yan yana olamaz, ülkemizin laik demokratik birikimine, bayrağına ve birliğine sırtlarını dönemezler. Hiç kimse, Alevi gençleri için “şiddettin öznesi” diyemez, onun malzemesi yapamaz; öyle gösteremez. “Bir kere de biz kullanalım” diyemez! PSAKD, Aleviliği ve Alevi ulularını tartışmaya açamaz; bir alevi kurumu olarak Alevilerin üzülmesinin nedeni olamayacakları gibi, “İslam’ın içi-dışı, bizim Ali, Arap’ın Ali’si” gibi tartışmaların tarafı ve sorumlusu da olamazlar…
Değerli arkadaşlarım:
Bugün hiç olmadığı kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Bunu anlamalı, kavramalı ve bu tehdide karşı büyük sosyal ve siyasal yapılar oluşturarak karşı durmalıyız. Bütün meşru, gerçek Alevi-Bektaşi kurumlarını bir araya getirerek, bu kurumları demokratik-laik kurumlarla buluşturarak, büyük oluşuma öncülük etmeliyiz. Bunu PSAKD olarak biz yapmalıyız: ancak biz yapabiliriz.
Biz, kırılan testiyi tamir için, bozulan ve Alevi dostlarımızı üzen imajımızı düzelmek için, ortak emeğimiz olan PSAKD’nin eski saygınlığı için, yönetime yeniden talibiz. Ülkemizin sürüklendiği bu kötü süreçte, deneyime ve birikime büyük bir ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.
04.04.2008
e-posta: murtazademir1950@yahoo.com.tr
6/4/2008 | Kategori: alevi haber | Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa
|/|Sonraki Sayfa>>
Arkadasina Gonder!
| Sinan Boztepe |
Ben Bu Adamı Tanıyorum |
| Mustafa Cemil Kılıç |
İzzettin Doğan'a Yapılan Haksızlık |
| Rıza Zelyut |
Avrupa'daki Aleviler Nereye Gidiyor? |
| Alevi İnancıyla İlgili Makaleler |
Tenasüh (Reenkarnasyon) |
Konu: ...................
Sayın Murtaza Demir’in psakd genel kurulu seçim sürecinde sergilemiş olduğu onurlu duruşundan dolayı kutlamak istiyorum.Ve naçizane şu öneride bulunmak istiyorum: lütfen hakkınızda yapılan hiç bir dedikoduya veya iftiraya kulak kabartmayın.Çünkü bizler yani halktan insanlar gerçeği az-çok biliyor ve bu bağlamda şahsınıza yapılmış iftira ve dedikodulardan dolayı ; bunları yapanları şiddetle kınıyoruz.Kendi içimizdeki bölünmelerin şer güçlerin işine yaradığını anlayamayan bu zihniyetteki insanları da sanal ortamda değil birebir sizinle yüzleşerek ve haine, düşmana, fırsatçıya meydan vermeden sorunu/sorunları çözmelerini temenni ediyoruz. Çünkü gün birlik olma günüdür, çil yavrusu gibi dağılma günü değil!!!!!!!! ( iftira ve dedikodu türeten bu insanların sanal ortamda gösterdikleri yürekliliği , birebir yüzleşerekte göstermelerini temenni ederim.)
Baglanti >