Avrupa'daki Aleviler Nereye Gidiyor?

 

Son Almanya gezimde gördüm ki Avrupa'da yaşayan Aleviler de derin çelişkiler, çatışmalar içine düşmüşler.

 

Çatışmanın özünü tavanla taban arasındaki zıtlık oluşturuyor. Çoğunluğu oluşturan tabanın Alevilik anlayışı ile yönetici örgüt konumundaki Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu'nun Alevilik anlayışı farklı. AABF yönetimi, Aleviliği İslam'ın dışında görüyor. Hatta Almanya'da; Alevilik ayrı bir dine çevrilme sürecine sokuluyor. Üzüntüyle öğrendim ki bazı Alevi gençler boyunlarında Zülfikar ile birlikte haç taşımaya da başlamışlar. Diskotekleri dolduran Türk gençliği içinde çoğunluğu Alevi gençleri almışlar.


Böylece sanal bir Alevilik çevresinde Hıristiyanlığa benzeyen bir hayat düzeni yaratılmaya başlanmış. Türkleri Almanlaştırma harekatına AABF yönetimi, bilerek veya bilmeyerek destekçi olmuş.

Alevi Müslüman çocukları kendi kimliklerinden uzaklaştırılırken Sünni Müslüman çocukları da türban altına sokularak Araplaştırılmaya başlanmış.

 

ALEVİ CUMHURİYETLE ÇATIŞMAZ

Avrupa'da Alevi örgütlenmesini yönetenlerin diğer açmazı da cumhuriyet rejimi ile girdikleri çelişkide ortaya çıkıyor. Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri'nden edindiğim bilgiye göre; AABF yönetimi; İkinci Cumhuriyetçi liberallerle aynı düşünceyi paylaşıyor. Bu çizgi de onları AKP hükümetinin doğal destekçileri haline getiriyor. Geçen sene yapılan Cumhuriyet Mitingleri karşısında federasyoncuların aldığı tavır da bunu gösteriyordu. Son Ergenekon operasyonunda da AABF yönetiminin hükümeti destekler çizgi içine girdiği söyleniyor. 'Avrupa Birliği bu destek siyasetini izlediği için Alevi örgütlenmesi de onu takip etmiştir.' deniliyor.


Ne acıdır ki Alevi toplumunun karşısındaki en bağnaz güçlerle Alevileri yönetenler işbirliği yapmış konuma düşüyorlar. İşte bu garip çelişki yüzünden taban bölünmüştür. Bu yönetim biçimine karşı çıkan dernekler de var. Ayrıca Cem Vakfı da Almanya'da AABF'nin bu çizgisine karşı laiklik temelinde cumhuriyetçi bir örgütlenmeyi yürütüyor. Alevi toplumunun büyük bölümü cumhuriyetçi olduğu için bunlar Atatürkçü derneklerdede yoğun biçimde yer alıyorlar ve çalışıyorlar.


Almanya'daki Alevi aydınları ve akademisyenlerinin çoğu, AABF'den farklı farklı görüşler taşıyorlar. İşte Güney Hessen'de bu konuda şöyle bir bildiri de yayımlandı:

'Ülkemiz Türkiye üzerinde oynanan oyunlara bağlı olarak ortaya çıkan son gelişmeler kaygı vericidir. Atatürk Devrimleri ve Laik Cumhuriyet'e yönelik karşı devrim hareketleri giderek ayyuka çıkmıştır. (...) 11 Eylül'ün ardından geliştirilen 'Ilımlı İslam' modeli Türkiye'ye giydirilmek istenilmektedir. (...)Son derece sinsi planlarla ülkenin önemli kurumlarında kadrolaşan irtica yandaşları ele geçiremedikleri Cumhuriyet kurumlarını da baskı, yıldırma ve gözden düşürme taktikleriyle etkisiz kılma çabasındadırlar.
Yazılı ve görsel basının bir kısmını yandaşları vasıtasıyla ele geçirip bir kısmını da çıkar karşılığı susturarak halkın doğru haber almasını engellemekteler. Kontrol edemedikleri az sayıda basın kuruluşunu da baskı altına almaya çalışmaktalar. Sayın İlhan Selçuk, Sayın Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ve Sayın Doğu Perinçek örneğinde olduğu gibi. (...)Bilim insanlarına 'Herkes kendi işine baksın' diye hadlerini bildirmeye kalkışıp, ulema diye adlandırdıkları tarikat mensuplarından fetva isteyecek kadar pervasızlaştılar.

(...) Bütün bunları yaparken demokrasi söylemini kalkan gibi kullanarak kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. AKP'nin demokrasi söylemi son derece sinsi bir tuzaktır. İran halkının bu tuzağa nasıl düşürüldüğüne hep birlikte tanık olduk. Cumhuriyetin son kaleleri sahte demokrasi söylemleriyle kuşatma altına alınmıştır. Kaleler düşerse demokrasi de düşer.'
Kısaltarak verdiğimiz bu bildiri, Avrupa'daki Alevi aydınlarının Atatürk devrimlerinin yanında olduğunu gösteren pek çok örnekten birisidir.
Umuyorum ki AABF yöneticileri, Alevilerin tarihsel konumuna ve zihniyetlerine uygun bir çizgiye gelirler. Böylece; Alevi toplumunu Almanlaştırma veya AKP'nin dolaylı destekçisi haline getirme işinden vazgeçerler. 23 Nisan'da Berlin'de ulusal egemenlik ve çocuk bayramını kutlayan Aleviler AABF'ye örnek olabilir. Çünkü; gün, cumhuriyete sahip çıkma günüdür.

Rıza Zelyut/Güneş

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !